
Şanslı ejderha
Denizde bir bulutun öldürdüğü Japon balıkçısı, genç bir adamdı.
Dostlarından dinledim bu türküyü, pasifikte sapsarı bir akşamdı...
Issız bir adaya düştüğünüzde yanınıza alacağınız en son üç şeyden biri geiger sayacı (radyasyon ölçer) olurdu. Söz konusu ada bikini adası değilse eğer.
Dünya moda literatürüne adını yazdıran bikini adasını bu kez farklı bir yönü ile ele alacağız. Pasifik Okyanusu’nda Halik mercan takımadalarının en kuzeyinde bulunanlardan bir mercan adasıdır. Moda literatürünün dışında bu adayı önemli kılan üzerinde yapılan Hidrojen bombası denemesi ve sonrasında adanın canlı yaşamı için zararlı bir hale gelmesidir.

Hidrojen bombasının ürkütücü boyutlardaki patlama gücü, hidrojen atomlarının birleşerek helyum atomlarına dönüştüğü termo-nükleer tepkimeden doğar.
Bir başka deyişle, hidrojen bombasının patlaması bir çekirdek kaynaşması ya da birleşmesidir (füzyon). Hidrojen kullanılma sebebi ise en kolay füzyon reaksiyonu verebilen element olmasıdır. Hidrojen ve izotopları (döteryum ve trityum) yaklaşık 100 milyon °C gibi çok yüksek bir sıcaklıkta füzyona uğrarlar. Bu sıcaklığa ulaşılarak füzyonun başlatılması için ise atom bombasına ihtiyaç vardır. Kısacası, hidrojen bombasının patlatılabilmesi için önce atom bombasının patlatılması gerekir.

ABD 1948 -1958 arasında Pasifik’deki Bikini ve Eniwetok adalarında 66 hidrojen bombası patlatacaktı. Halk patlamalardan önce yayılacak radyoaktivite nedeniyle başka adalara taşındı. 1 Mart 1954’de Bravo adlı H bombası Bikini Adası’nda 17 megatonluk bir patlama gerçekleştirdi.

Pasifik Okyanusu’nda 18 bin kilometrekarelik bir alan radyoaktif üründen etkilendi. Patlama esnasında Bikini adası başta olmak üzere civarındaki bokonijien, aerokojlol, nam adaları üzerindeki ve sulardaki tüm bitki ve canlılar buharlaştı.
Ateş topu 20 km. yükseğe erişen bir mantar bulut yarattı, beklenmeyen bir doğu rüzgârı öldürücü radyoaktif serpintileri 7000 mil karelik bir alana yaydı. 100 mil ötede bulunan Daigo Fukuryū Maru "Şanslı Ejderha" adlı Japon balıkçı gemisindekiler ve Rongelap adasının tüm sakinleri radyoaktif maddelerle zehirlendiler.
Japon balıkçı gemisindeki Kuboyama Aikichi isimli balıkçı bu kazadan yaklaşık 6 ay sonra ilk ölen kurban oldu. Deneylerden yıllar sonra günümüzde atol üzerinde ve civarındaki denizde doğal hayat tekrar canlanmaya başlamıştır ancak radyasyon seviyesi insanların yerleşmesi için halen uygun değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder